29 Mart 2016 Salı

İyi ki Doğdun "Kalemimden Yazılar"


Aslında bu yazı biraz geç kaldı.  Yeni fırsat bulabildim bilgisayara oturmaya. Evet 28 Mart benim blogumun doğum günü.

İyi ki doğdun "Kalemimden Yazılar"

Tam 3 sene önce başladı herşey. Çok güzel insanlar tanıdım, paylaşımlarda bulundum, öğrendim, bazen de fikir verdim. Harika takipçilerim oldu. Hepinize çok teşekkür ederim.

En önemlisi de öğrendim ki blogunuza emek vermeden  başaramazsınız. Yoğun hayatımdan dolayı yazı sıklığı çok fazla değil, biliyorum. Ama benden vazgecmediginiz için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Ben hep burda olacağım, umarım uzun yıllar bu günü beraber kutlarız.

Görüşmek üzere...

Doğum günün kutlu olsun "Kalemimden Yazılar"

17 Mart 2016 Perşembe

Kitap Yorumu: Kelebeğin Hayat Sırları / Nil Karaibrahimgil


Herkese Merhaba!

Uzun bir aradan sonra güzel bir kitapla karşınızdayım. Bu arada beni ve blogumu yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederim. Her zaman burada olun, ben de daha sık buralarda olacağım...

Kelebeğin Hayat Sırları kitabını instagram'da @doğankitap ve @bumerangnet'in birlikte bloggerlar arasında düzenledikleri bir yarışmada kazandım. Nil Karaibrahimgil'in renkli kişiliğini tanıyordum ama kitap hakkında fazla bilgim yoktu. Okuduktan sonra iyi ki katılmışım iyi ki kazanmışım dedim. Emeğine sağlık Nil...

Öğrendim ki, hurriyet.com.tr de yazıyormuş Nil, Ben maalesef okumamıştım oradaki yazılarını. Ama iyi ki okumamışım, şimdi elimdeki kitapta tüm yazıları mevcut. Beklemeden hepsini bir arada okudum. Bundan sonra takipteyim kendisini.

En rahat kıyafetlerinizi giyip, evinizin en rahat kanepesine oturdunuz. Toplayın şimdi ayaklarınızı, yanınızdaki sehpada da sıcak bir fincan kahve. Elinizde Nil'in kitabı. Başladınız sayfaları çevirmeye. Neler mi okuyorsunuz?

Kısa kısa bir çok yazı var. Hikaye değil bunlar, hepsi Nil'in duyguları, düşünceleri. O kadar güzel aktarmış ki duygularını cümlelere. Okurum sıkılmadan, zorlanmadan okusun, ben nasıl keyifle yazdıysam onlar da aynı keyifle okusun bu satırları demiş sanki. Hayatından da bahsetmiş Nil, bazen oğlundan, bazen kendinden. Keşke'leri çıkarın hayatınızdan demiş, iyiki'leri koyun yerine, 10 saniye oyununa davet etmiş bizi. 

Hayatına 7.5 dakika katmak isteyenlere tavsiyeleri aktarmış, kadına şiddetin cezası ağır olmalı demiş. Oğlu 1 yaşını doldurduğunda neler hissettiğinden bahsetmiş ve kitabın ilk yazısı "Gençliğime Sevgilerimle" diyerek geçmişine güzel bir mektup yazmış. Hepsini de duygularını katarak sevgiyle yazmış. En sevdiğim bölüm ise "Modern Hayat İçin 10 Erdem Listesi". Mutlaka okunması gereken bir yazı olduğunu üzerine basarak söylüyorum.

Hani sehpanın üzerinde sıcak bir fincan kahven vardı ya. Haberin olsun soğudu o kahve. Çünkü sayfaların arasına öyle bir daldın ki unuttun bir yudum içmeyi.

Anlatımı, yazım dili sade ve akıcı. Kısacası içinden ne geliyorsa nasıl geliyorsa öyle yazmış. Çok da güzel yazmış. takip edenler bilir yazılarını, nasıl yazdığını. O keyfi tüm yazılar bir aradayken yaşamak daha da keyifli olsa gerek.

Ben çok beğendim kitabı ve Nil'in yazılarını. Her konuya değinerek, ama okuyucuyu sıkmadan, kendinden vazgeçirmeden yazmak daha zordur. Kalemine, emeğine sağlık Nil Karaibrahimgil. Sen yazmaya devam et, biz de seni okumaya...

Keyifli okumalar...

Arka kapak Yazısı

17 yaşıma dönseydim, kendime şunları söylerdim: En önemli şey aşk; onu doya doya yaşa!

Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır? Van Gogh olmak nasıldır? İkinci Dünya Savaşı'na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Her gün şükret. Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın. Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir; kim bilir. Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme. Abart. Çoğalt. Parlat. Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikâyelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin? İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.


Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...