24 Aralık 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: Tutsak Güneş - Ayşe Kulin


Herkese Merhaba

Ayşe Kulin imzalı Tutsak Güneş, raflara çıktığı günden beri kendinden sözettiriyor. Gerek konusu, gerekse kurgusu ile Ayşe Kulin'in diğer kitaplarından oldukça farklı. Ama yine Ayşe Kulin yine Ayşe Kulin.

Kitabın çıkacağını duyduğum ilk günden beri merakla bekledim.  Aldıktan sonra da malesef hemen okuyamadım. Neyse ki birkaç gün önce bitirdim ve şimdi de sizlerle paylaşıyorum.

Ramanis Cumhuriyeti; gelecekte bir ülke.  Teknoloji fazlasıyla ileri. Uçan ve sürücünün kullanmak zorunda olmadığı araçlar, her türlü iletişim için kullanılan bileklikler, renk değiştiren elbiseler... Bu ileri teknolojinin içinde önemsenmeyen kadınlar. Beş çocuk doğuran kadına şeref madalyası kocasına da itibar ve para var. Tersi durumda kocasının kadını boşama hakkı var.  İnsanların genel olarak mutsuz olduğu söylenebilir.  Mutsuzluğa karşı koyanlar var mı? ve bunu nasıl dile getiriyorlar?

Ramanis Cumhuriyeti'nin güneşi bir gök cismi tarafından tutsak edilmiş ve bunun nedenini kimse bilmemekte. Belki de bilenler söylememekte. Güneş kalın bir tül perdenin arkasında duruyor sanki. Bunun kimlere ne faydası var? Bunu değiştirmek isteyenler ne yapacak? Genel durumu kabul eden insanlar ne düşünüyor ya da etmeyenlerin tepkisi nedir? Bu soruların cevapları  ve daha fazlası satırlarda ve sayfalarda gizli.

Bu ülkenin içinde bir bilim kadını olarak ayakta kalmayı başaran Yuna.  Hafızası ile ilgili problemleri çözecek mi? Bilim kadını olarak bu olaylara nasıl tepki verecek? Aynı zamanda hatırladığı anılarla baş edebilecek mi?

Ben kitaptan basında yer aldığı noktalarıyla bahsetmek istedim. Çünkü bu kitabı yorumlamak okuyucuya düşer.  En azından ben öyle düşünüyorum. Kitabın yazım dilinden bahsetmeye gerek yok sanırım. Ayşe Kulin'in her zamanki sade ve etkileyici anlatımı tüm kitapta dikkati çekiyor. Kitap elinizden akıp gidecek, cümlelerin ve anlatımın etkisi kalacak aklınızda.

Belki bir çoğunuz okudu ama okumayanlar için şimdiden keyifli okumalar!

16 Aralık 2015 Çarşamba

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur Kitap Yorumu: Rüyalar Gerçek Oldu / Müjde Aklanoğlu


Herkese Merhaba

Yeni bir kitap, yeni bir tur ve yeni bir yorumla karşınızdayım.  Saklambaç serisinin ikinci kitabı Rüyalar Gerçek Oldu. Müjde Aklanoğlu imzalı bu ikinci kitap da ilk kitap gibi oldukça kalın ama keyifli bir kitap.

Rüyalar Gerçek Olsa kitabını okuyup yorumlamıştık biliyorsunuz. Rüya'nın rüyasında gördüğü yakışıklı kişilik gerçek hayatta karşısına çıkmış ve bir maceranın içine girmişti. İşte serinin ikinci kitabında da yani Rüyalar Gerçek Oldu kitabında bu maceranın devamı geliyor tüm hızıyla.

11 Aralık 2015 Cuma

Bomonti’de yepyeni bir yaşama çok az kaldı… Bu çok özel yatırım fırsatını kaçırmayın!

155 apart daireli The House Residence ve 51 odalı The House Hotel, 2016 yaz döneminde Bomonti’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. 
Yenigün İnşaat yatırımı, The House Collection markası ve FYP’nin dizayn, marka ve konsept planlaması ile Bomonti’de hayat bulan The House Residence’da ince işler hızlı bir şekilde devam ediyor. Özel dizayn tasarımları ile hazırlanan örnek daireler, bugünden The House Residence tasarım anlayışını ve Bomonti’deki yaşamı keşfetmeniz için sizi bekliyor…
Modern yaşam, sanat ve dizayn ile zenginleşen The House Residence’ta yaşam stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerde çok özel ödeme planları ile yatırım fiyatı 230 Bin Dolar’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Dairelerin yatırım planlama ve uzun/kısa dönem kiralama hizmetlerini ise daha ilk günden FYP sizin için yapıyor… 

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Rüyalar Gerçek Oldu / Müjde Aklanoğlu / Alıntılar



Ben sana bir adım geldim.
Sen freni patlamış kamyon gibi ezdin geçtin beni.

*****
Niye çelme taktın o zaman bana?
Gitmeni istemedim!

2 Aralık 2015 Çarşamba

Broadway'in Yeşil Devi sömestirde İstanbul'da! Shrek The Musical Zorlu PSM’de!

Kalbi de en az kendisi kadar dev olan Shrek'in beyaz perdeden Broadway'e taşınan öyküsü, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'ne taşınıyor.
Shrek'le tanışmamıza vesile olan şimdilik toplam dört filmin animasyon dünyasındaki yeri ve önemini tartışmaya gerek bile yok. DreamWorks tarafından William Steig'in 1990 tarihli, Shrek! isimli kitabından uyarlanan serinin ilk ayağı, animasyon filmlerinin hasılat rekorlarına yeni bir çıta koydu. Aynı zamanda endüstrinin kalite standartlarını da hayli yukarı çekti. Sadece çocukların değil, her yaş kategorisinden izleyicinin fenomeni haline gelen Shrek'in bu başarısı, yeşil devin, bilgisayar oyunları ve çizgi romanlara da konuk olmasını sağladı.
Shrek'in güçlü kolları sonunda Broadway'e kadar uzandı. Dünyanın en prestijli sahnesi, Shrek ve arkadaşlarının hikayesini tam bir yıl boyunca misafir etti. Eleştirmenlere ise bu harika müzikal uyarlamaya tam puan vermek düştü. Jeanin Tesari'nin bestelediği müzikleri, David Lindsay-Abaire'nin yazdığı şarkı sözleri ile ilk saniyesinden son saniyesine kadar benzersiz bir deneyim yaşatan Shrek Müzikali, çok prestjli Tony Ödülleri'nin yıldızlarından biri oldu. Tim Hatley'nin tasarladığı harika kostümler, Shrek Müzikali'ne En İyi Kostüm dalında fazlasıyla hak edilmiş bir ödül getirdi.
Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde deneyimleme şansını yakalayacağınız Shrek Müzikali, toplam 22 şov boyunca her yaştan Shrek hayranını misafir edecek. 10 konteynerlik dev seti, 60 kişilik kadrosu ve canlı orkestrası ile müzikal tarihinin en ihtişamlı ve eğlenceli yapımlarından biri olan Shrek Müzikali'ni orijinal dilinde, Türkçe üstyazı ile beraber izleme şansını kaçırmayın.
Müzikali beklerken Shrek'le ilgili önemli satırbaşlarını tekrar gözden geçirmekte fayda var.
-William Steig'in 1990 tarihli Shrek! isimli kitabının hakları, ilk olarak Steven Spielberg tarafından 1991'de satın alındı.
-1995 yılında Shrek'in beyaz perde uyarlaması için çalışmalar başladı.
-Shrek'i selendirmesi için seçilen ilk kişi, ünlü komedyen Chris Farley'di.
-Farley, 1997'de hayatını kaybedince Shrek'in seslendirilmesi görevi Mike Myers'a verildi.
-Serinin ilk filmi, toplam 484.4 milyon Dolar'lık gişe hasılatıyla kendi arenasında bir rekor kırdı.
-Shrek, Akademi Ödülleri tarihinin ilk En İyi Animasyon Film Oscar'ını 2001 yılında kazandı. En İyi Uyarlama Senaryo dalında ise aday oldu.
-Shrek, Mayıs 2010'da Hollywood Bulvarı'ndaki Şöhret Yolu'nda kendine ait bir yıldıza kavuştu.
Shrek The Musical, Türkiye'de ilk kez 22 Ocak - 7 Şubat 2016 tarihleri arasında orjinal dili ve Türkçe üstyazı ile Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde!
Detaylı bilgi almak için tıklayabilir, ön satış fiyatlarını kaçırmamak için hemen satın alabilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Tanıtımı: Kağıttan Kalpler / Courtney Walsh


Kitap Adı: Kağıttan Kalpler

Yazar: Courtney Walsh

Yayınevi: Arkadya Yayınları

Çeviren: Buse Barış

Editör: Yasemin Bute

Sayfa Sayısı: 456

Çıkış Tarihi: 1 Aralık 2015


Belki de yok olan hayaliniz sizi mutluluğa götürecektir…

Otuz yaşına girmek üzereyseniz, tek dünyanız küçük bir kitabeviyse ve aşk denen o üç harfli sözcük sizde sadece acı bir tat bırakıyorsa, hazırlıklı olun, çünkü dünyanız daha da altüst olmak üzere…

Tıpkı Âşıklar Parkı kasabasının daimi bekârı Abigail Pressman’ın olduğu gibi. Hiç ummadığı bir şekilde eline geçen bir mektup zarfının içinden çıkanlar onu bir peri masalına sürükleyecektir. Bunlar gizemli bir çifte ait olan, üzerlerinde aşk sözcükleri yazan kâğıttan kalplerdir. Abigail, gerçekten hiçbir çıkar gözetmeksizin birbirlerini seven bu çiftin kim olduğunu öğrenmeye karar verir.

Ancak yeni dükkân sahibinin gelmesiyle birlikte kitabevinin kapatılması gerçeğiyle karşı karşıya kalınca tamamen hayal kırıklığına uğrar. Bir yandan notları yazan çifti bulmaya çalışan Abigail, aşka karşı duruşunu değiştirip hayallerine ve kalbine sahip çıkabilecek midir?

19 Kasım 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: 13. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu : Rüyalar Gerçek Olsa / Müjde Aklanoğlu


Herkese Merhaba!

13. blog turumuzun son gününde Müjde Aklanoğlu imzalı Rüyalar Gerçek Olsa kitabının yorumunu yapmak bana düştü. Son gün son yorum...

Biliyorsunuz ki, Rüyalar Gerçek Olsa kitabından sonra Rüyalar Gerçek Oldu kitabının da turunu yapacağız. (şimdiden reklam yapmanın kimseye zararı olmaz değil mi?) Dolayısıyla 2 kitap birden elimize ulaştığı için gözüm birden korktu. Ama "sen bir kitap kurdusun bu kalın kitap 580 sayfa olabilir, seni korkutmasın" diyerek başladım okumaya...

16 Kasım 2015 Pazartesi

13. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu : Rüyalar Gerçek Olsa / Müjde Aklanoğlu - Ropörtaj



Müjde Aklanoğlu ile keyifli bir röportaj yaptık. Biz sorduk Müjde Hanım samimi bir şekilde cevapladı. Sözü fazla uzatmayalım buyrun bakalım Müjde Hanım hakkında bilmediklerinizi öğrenmeye...

Merhaba Müjde Hanım. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz...

1- Klasik bir soru ile başlamak istiyorum. Kimdir Müjde Aklanoğlu, bize biraz anlatır mısınız?
Müjde Aklanoğlu; 4 kuşaktır İstanbul doğumlu, memleketi Çorum’u ancak senede bir ya da düğünlerde derneklerde gören, sıradan, hayat keşmekeşinde aş telaşına düşmüş yurdum insanıyım. Doğma büyüme Eyüp’lü, İTÜ Moda Tasarım Tekstil Teknolojileri Fakültesini bitirmiş, özel bir sektörde Stilist olarak halen çalışan, iki çocuk annesi evli bir insancığım…

2- Daha önce de yayınlanmış kitaplarınızın olduğunu biliyoruz, Kör Talih, Baksana Talihe, Bana Sevmeyi Anlat, Yemin Bozdum Yolunda, Bir Şans Daha bunlardan bir kaçı. İlk ne zaman yazmaya karar verdiniz?
Önceden Wattpad yoktu. Kitap almayı abarttığım bir dönemde, Face’de hikaye yazan bir sayfaya takılmaya başladım. Çok güzel kitaplar Türk yazarlar tarafından ücretsiz yazılıp yayınlanıyordu, bende her gün okumaya gayret ediyordum. Ama içlerinden bir yazarımız o kadar güzel yazmasına rağmen bölümleri kısa ve ayda, yılda bir yayınlayınca birkaç arkadaşla münakaşa etti ve olaya bende dahil olunca iş “Ben de yazarım,” diye bir restleşmeyle başladı. Boyumdan büyük bir lafa girdim ama sanırım hakkını vermeyi deniyorum.  Yani tamamen tesadüf ve hiç akılda yokken. Tabii şimdi diyeceksiniz öncesi yok mu? Önceden şiir yazardım ben. Ama roman yazmayı aklımın ucundan bile geçirmemiştim. 

14 Kasım 2015 Cumartesi

13. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu : Rüyalar Gerçek Olsa / Müjde Aklanoğlu - Alıntılar


Seni bir tek ben ben yaralar, yaralarını da bir tek ben sararım Serçe! Senin yaran da ilacın da ben olurum...
*****
Göğsüne öküz oturmamıştı ama kalbi atarken zorlanıyor, eziliyor, acıyor ve için için kanıyordu.

31 Ekim 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu: Hayata Yetişmek / Aslı Solakoğlu



Herkese Merhaba!

Yine harika bir kitapla geldim karşınıza. Aslı Solakoğlu imzalı bir öykü kitabı. Öncelikle kendisine bu güzel kitabı bana gönderdiği için çok teşekkür ederim. Hepsi birbirinden güzel, yüreğinize dokunacak hikayeler.

Bazı öyküleri okurken düşüncelere daldım, bazı öyküleri okurken göz yaşlarım kendiliğinden süzüldü yanağımdan. Ama hepsi dokundu yüreğime, hepsinde bir şeyler buldum. Kimi tatlı, kimi acı ama hayatın içinden ve çoğu da kadınları anlatan hikayeler bunlar. Anlatılamaz ki bu öyküler okumak gerek, okurken yaşamak gerek...

Tek tek bahsedemem belki ama, hikayelerin başlıklarına beraber göz atabiliriz. İsimleri size daha iyi fikir verecektir eminim. Bazı hikayelerden kısa alıntılar da yaptım sizler için.

30 Ekim 2015 Cuma

Isparta, Adana ve Balıkesir de Gelecek Turizmde dedi!

Seyahat ederken hepimiz gittiğimiz yörenin doğasını, kültürünü hissetmek, el emeklerinden satın almak, yerel lezzetlerini tatmak isteriz.
Eko turizm, kırsal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi gibi farklı sürdürülebilir turizm çeşitleri ile hem biz farklı deneyimler yaşarız hem de yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz.
İşte bu sebeple Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 8 sene önce bir araya gelerek "Gelecek Turizmde" dedi ve sürdürülebilir turizm için çalışmaya başladı.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde 5 yıl boyunca başarılı modeller yaratan Gelecek Turizmde projesi kapsamında 2013 yılından bu yana 6 farklı sürdürülebilir turizm fikri desteklendi. Bursa'nın Misi Köyü'nde Misili kadınlar yerel lezzetleri ve geleneksel el sanatlarını turistlere sunmaya başladı. Safranbolu esnafıyla Karabük Üniversitesi el ele verdi, Safranbolu’ya özgü hediyelik eşyalar yaratmak için kolları sıvadı. Mardinli kadınlar tamamen kendi emekleriyle eski bir Mardin evini misafirperverliğin kitabını yazan bir pansiyona çevirdi. Şanlıurfa’da Göbeklitepe halkı, yok olmaya yüz tutmuş taş işçiliği sanatını yeniden canlandırmak için harekete geçti. Seferihisarlı kadınlar yerel lezzetlerini turistik bir deneyime çevirdi. Malatya Battalgazililer ise Arslantepe Höyüğü’nü tanıtmak için çalışmalarını hızlandırdı.
%100 Misia Projesi – İpekevi dokuma atölyesi – Misi Köyü / Bursa
Safranbolu Hatırası Projesi – Hediyelik eşyalar
Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı Projesi – Yöresel ürünler - Seferhisar/İzmir
Mardin’de Kadın Liderliğinde Sürdürülebilir Turizm Girişimlerinin Yaratılması Projesi – İpekyolu Misafir Evi 
Yeni dönemde ise bu altı projeye üç yeni proje daha katıldı. Adana Saimbeyli’de kelebek gözlemi projesiyle, Isparta Keçiborlu’da lavanta ile kırsal turizme sağlanan katkıyla, Balıkesir Edremit’te ise yöreye özgü yemekler ile gelişen gastronomi turizmiyle Gelecek Turizmde yolculuğu devam ediyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Eylül 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu: Ölüm Bizi Ayırana Dek - Barbara J. Zitwer


Herkese Merhaba!

Bugün Nemesis Kitap'tan Barbara J. Zitwer imzalı "Ölüm Bizi Ayırana Dek" isimli kitapla geldim karşınıza. Şimdi siz böyle aşklı-meşkli bir kitaptan bahsedeceğimi sanıyor olabilirsiniz, ancak öyle değil. Tabi ki aşk da var içinde ama tadında ve olayların akışına uygun şekilde.

Daha fazla uzatmadan bahsedeyim kitabımızdan. Joey Rubin, kitabımızın baş karakteri, özel bir şirkette çalışan mimar. Bir gün eski bir tarihi binayı tekrar restore etme projesinin yöneticiliğini alarak İngiltere'ye gider. Bu çok istediği bir iştir ve bu görevin ona verilmesi Joey'a bir sürpriz olmuştur. Kim bilir belki de kaderi onu İngiltere'ye sürüklemektedir.

20 Eylül 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Sen Ece Ziyagil'sin Topla Kendini / Ece Ziyagil



Herkese Merhaba!

Bir blog turumuzun daha yorum bölümüne geldik. Artemis Yayınlarından çıkan ve Ece Ziyagil imzalı kitabımız Sen Ece Ziyagil'sin Topla Kendini kendi tarzında yazılmış bir kitap. Okurken oldukça eğlendiğiniz ve bazen de kahkahalarla güldüğünüz olaylar yer alıyor kitabımızda.

Evet, soyadı ile belki de olay yaratan, gerçekten Ziyagil misiniz? diye sorularla karşılaşan Ece Hanım bizlere hamile olarak geçirdiği dokuz ayını anlatmış. Özellikle en az bir hamilelik geçiren (bu duruma kendimi de ilave etmek istiyorum) veya şu anda hamile olan tüm bayanların;

18 Eylül 2015 Cuma

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Sen Ece Ziyagil'sin Topla Kendini / Röportaj


12. Blog tur kitabımız ile karşınızdayız.  Kitabımızın yazarı Ece Ziyagil ile keyifli bir röportaj yaptık. Sorularımızı içtenlikle cevaplayan Ece Ziyagil'e çok teşekkür ederiz. 


Öncelikle bu keyifli kitapla bizleri buluşturduğunuz ve röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.


1. Bizler ve tüm okuyucularınız sizi tanımak istiyoruz, kimdir Ece Ziyagil?

Merhaba, Boğaziçi Uluslarası İlişkiler ve Siyaset Bilimi mezunuyum. Uluslarası bir şirkette pazarlama departmanında yönetici olarak çalışıyorum. Mehmet’in karısı, Deniz’in anasıyım. Evet ben bir denizanasıyım :)

2. Soyadınızın gerçekten Ziyagil olduğunu başka röportajınızda da okumuştum.  Soyadınız şu meşhur, fırtınalar estiren Bihter'li, Adnan Bey'li diziyi hatırlatıyor.  Hayatınızda bu konuda ilginç olaylar yaşadınız mı?

1 Eylül 2015 Salı

Kitap Tanıtımı: Sonuna Kadar / Jennifer Probst


Kitap Adı: Sonuna Kadar

Yazar Adı: Jennifer Probst

Yayınevi: Nemesis Kitap

Kapak Tasarım: Başak Yaman Eroğlu

Sayfa Sayısı: 336

Fiyatı: 18 TL

Tanıtım Bülteni Yazısı

Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz.

Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık.

Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor.
Barmense sigara tiryakisi. Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor.
Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.
Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.
Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz. O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.
İşte size Gavin Luciano’nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin’in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek.
Bu gerçek de onun ilham kaynağı.
Alacağı intikam için.
Sonuna kadar… 

25 Ağustos 2015 Salı

Kitap Yorumu: Ölmek İçin Kötü Bir Gün / James Patterson & David Ellis

Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 395

Herkese Merhaba!

Bugün sizlere bahsedeceğim kitap, hızlı başlayan ve aynı hızla final yapan bir kitap. Kitabımız iki yazar tarafından yazılmış. James Patterson & David Ellis. Kitabı, kapağı ve arka kapak yazısı ilgimi çektiği için almıştım. Macera kitaplarını seven biri olarak tam bana göre kitap demiştim. Ama açıkça söylemek gerekirse böyle bir macerayı da beklemiyordum.

Yazarlar anlatımlarıyla bu macerayı size yaşatıyor. Yazarlar, karışık cümleler kurarak hem olayları karmaşık hale getirmiyor hem de sizi yormuyor. Kitap okumuyor sanki film seyrediyor hissine kapılıyorsunuz. Bu da "Ölmek İçin Kötü Bir Gün" film olmalı dedirtiyor. Gerçi film olarak izlerken bu heyecana dayanır mıyım? "Cevap Yok"

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: İyi ki Geldin / Debbie Macomber


Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 440

Herkese Merhaba!

Debbie Macomber'ın kitaplarını okumayı seviyorum. Sevgi, dostluk, arkadaşlık, aile kavramlarının işlendiği hayatın içinden kitaplar. Bu kitabı almam ve okumamdaki asıl sebep de bu. Bir çok kitap kurdu en az bir Macomber kitabı okumuştur diye düşünüyorum. Kitabın kapağını da oldukça beğendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim.

Bu kitabımız da hepimizin artık yabancı olmadığı Blossom Sokağı'nda geçiyor. Şu harika yemekleri ve pastaları olan cafesi, en taze çiçeklerin satıldığı çiçekçisi ve tabi ki ilk tanıştığımız Bir Yumak Mutluluk ismindeki yüncü dükkanın da bulunduğu meşhur sokak. "İyi ki Geldin" kitabında başrol Lydia'nın (Bir Yumak Mutluluğu'n sahibesi) ve onun ailesinin değil. Tamam, aslında olayların seyrinde onlar sık sık karşımıza çıkıyor ama dolaylı olarak.

14 Ağustos 2015 Cuma

Kitap Tanıtımı: Benimle Öl / Karen Sander


Kitap Adı: Benimle Öl

Yazar Adı: Karen Sander

Yayınevi: Koridor Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 405

Fiyatı: 20 TL

Arka Kapak Yazısı

13 Ağustos 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: Son Nefes - Michael Prescott


Herkese Merhaba!

Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap yorumu ile tekrar birlikteyiz...

Kitabımızın adı "Son Nefes", Arkadya Yayınları'na ait bu kitabımız macera ve gerilim türünde bir roman. Bu kitabı İzmir Kitap Fuarı'ndan öncelikle kapağı ilgimi çektiği, daha sonra da arka kapak yazısı ile beni etkilediği için almıştım. İsabetli bir karar verdiğim için de mutluyum...

Kitabımız, benim en sevdiğim roman türlerinden biri olan macera-gerilim türünde. Kurgusu çok ilginç olmamakla birlikte, sürpriz olaylar, karakterler mevcut. Anlatımı sade, olaylar karışık anlatılmamış, insanı yormuyor...

11 Ağustos 2015 Salı

Renklerin Armonisi-3 Annemle Boyuyorum / Mihriban Çınar


Kitap Adı: Renklerin Armonisi-3 Annemle Boyuyorum

Hazırlayan: Mihriban Çınar

Yayınevi: Nemesis Kitap

Kapak Tasarım: Ferhat Çınar

Sayfa Sayısı: 96

Fiyatı: 24TL

Tanıtım Bülteni

Anneler... Çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz eğlenceli bir aktivite mi arıyorsunuz?

Öyleyse sizin için yepyeni bir maceramız var!

Şimdi boya kalemlerinizi alma ve renkli hayal dünyalarının kapılarını çocuğunuzla birlikte aralama vakti.

26 Temmuz 2015 Pazar

Kitap Tanıtımı: Ruhunu Aşka Teslim Et / Anne Mallory


Kitap Adı: Ruhunu Aşka Teslim Et

Yazar Adı: Anne Mallory

Yayınevi: Nemesis Kitap

Çevirmen: Deniz Rukiyye Sakallı

Kapak Tasarım: Başak Yaman Eroğlu

Sayfa Sayısı: 328

Fiyatı: 18TL

Tanıtım Bülteni

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitap Tanıtımı: Şeytanın İzi / Joy Fielding


Kitap Adı: Şeytanın İzi

Yazar Adı: Joy Fielding

Yayınevi: Nemesis Kitap

Çevirmen: Nihal Akcan

Kapak Tasarım: Başak Yaman Eroğlu

Sayfa Sayısı: 488

Fiyatı: 24TL

Tanıtım Bülteni

Kitap Tanıtımı: Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk? / Ophelia London


Kitap Adı: Bıraktığın Yerde Bekler Mi Aşk?

Yazar Adı: Ophelia London

Yayınevi: Nemesis Kitap

Çevirmen: Merve Altıparmak

Kapak Tasarım: Başak Yaman Eroğlu

Sayfa Sayısı: 320

Fiyatı: 18TL

Tanıtım Bülteni

29 Mayıs 2015 Cuma

Kitap Tanıtımı: 4. Kız - Will Carver


Kitap Adı: 4. Kız

Yazar Adı: Will Carver

Yayınevi: Pegasus Yayınları

Sayfa Sayısı: 400

Fiyat: 29 TL


Arka Kapak Yazısı

İlk üç kız için çok plan yapmam gerekti. Fakat bıraktığım mektuplara, ipuçlarına ve tüyolara rağmen sadece bir dedektifin ilgisini çekebildim. Beni asıl 4. Kız'dan sonra ciddiye almaya başlayacaklar. Çünkü başka seçenekleri yok. Onlara ihtiyaç duydukları her şeyi verdim. Peki bütün parçaları bir araya getirmeleri ne kadar sürecek? 4. KIZ. O her şeyi değiştirecek.

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Kitap Yorumu / Tanıtımı: İzmir Öyküleri - Kolektif


İzmir'li olup da bu kitabı okumamak olmaz dedim ve İzmir Kitap Fuarı'ndan aldım. İzmir'li ya da yolu İzmir'den geçmiş olan yazarların yazdığı hikayelerden oluşmuş çok güzel bir kitap İzmir Öyküleri. 17 tane çok güzel öykü var kitabın içinde. Aslında 16 öykü ve 1 şiir. İbrahim Öksüz'ün yazdığı harika bir şiirle başlıyor kitabımız.

İşte içindeki 16 öykü ve 1 şiir şu şekilde...


13 Mayıs 2015 Çarşamba

11. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Rüzgar Çanı - Aynil Beylik Değişmez / Kitap Yorumu


Herkese Merhaba!

Evet, tur kitabımız Rüzgar Çanı hoş bir tat bıraktı zihnimde. Tabi bunun kitap kahramanlarımız Berna ve Nil'in yaptığı lezzetli pastaları gözümün önüne getirmemin de etkisi var :)

Berna ve Nil üniversitede tanışmış, Berna'nın ailesi kızı gibi benimsemiş Nil'i. Üniversitede ve üniversiteden sonra da kardeş gibi hiç ayrılmamışlar birbirlerinden hatta Berna'nın hasta olduğu günlerde bile. Onlar birbirlerinin can dostlarıydılar. Hatta Berna hayalinde yaşattığı pastaneyi kurmak için Urla'ya gitmeye karar verdiğinde, Nil sorgusuz sualsiz mimarlık mesleğini bırakıp Urla'ya gitmişti.

11 Mayıs 2015 Pazartesi

11. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Rüzgar Çanı - Aynil Beylik Değişmez / Ön Okuma



11. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur'un kitabı Rüzgar Çanı

Kitap hakkında biraz bilgi sahibi olmak istiyorsanız, aşağıdaki resme tıklayarak ön okuma yapabilirsiniz.



Ön Okuma için tıklayın

Ayrıca çekilişimize katılmak ve talihli 2 kişi arasında olmak istiyorsanız facebook sayfamıza bekleriz.

Postiga Yayınlarına tüm katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar “Biz Mektup Yazardık” Sergisi’nde!

İş Sanat Kibele Galerisi’ndeki “Biz Mektup Yazardık” Sergisi geçmişi günümüze taşıyor.

Bursa’nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım burda  yatıyor



İşte mürekkep bu dizelerdeki gibi damlar Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kaleminden… Sanatçı, 64 yıllık hayatına sığdırdığı sanat tutkusunu, aşklarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dostluklarını çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği Anadolu’nun naifliğiyle yakın dostu Nâzım Hikmet’e yazdığı bu dizelerdeki gibi aktarır kâğıda ve tuvallere… Onun şiirlerindeki ve tablolarındaki narlar, dutlar, ayvalar kimi zaman sevdiği kadına duyduğu özlemi kimi zamansa amansız bir kara sevdayı anlatır. Babasından Batı Edebiyatı’nı, annesinden Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı öğrenen sanatçı Anadolu’nun toprak damlı evlerinden, İstanbul’un martılarından, köpüren denizinden, Âşık Veysel’in sazından dem vurur…

Bedri Rahmi Eyüboğlu iç dünyasını tuvallere ve şiirlere aktarırken sanat, edebiyat, siyaset ve iş dünyasının önemli isimleriyle gerçekleştirdiği, yaşadığı döneme ışık tutacak mektuplaşmaları da tarih yolculuğundaki yerlerini alıyor.  Güzel Sanatlar Akademisi’nde başlayıp Paris’te süren eğitim hayatından, resim tutkusunun peşinden gittiği Anadolu’daki yurt gezilerine kadar sanatçının yaşamından birçok kesiti yansıtan mektuplar, “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile İş Sanat Kibele Galerisi’nde ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Sergi, hem sanatçının kaleme aldığı hem de kendisine gelen yüzlerce mektubun Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından uzun soluklu ve titiz bir çalışma ile kitaplaştırılmasına paralel olarak hayata geçiriliyor. Sanatçının gelini Hughette Eyüboğlu’nun hazırladığı, editörlüğünü Rûken Kızıler’in üstlendiği kitabın ve serginin tasarımı Emre Senan tarafından gerçekleştirildi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Avrupa’da öğrenci olduğu günlerden Akademi’de öğretmen olduğu günlere pek çok anıyı barındıran mektuplar, orijinal olarak sahiplerinin kendi ifadeleriyle ve kendi imzalarıyla ziyaretçilere ulaşıyor. Sadece ressam ve şair olarak değil mozaik, seramik, vitray ve yazma sanatçısı, heykeltıraş, öğretmen ve yazar kimlikleriyle de sanatımıza kalıcı eserler bırakan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun pek çok isimle sürdürdüğü yazışmaları aynı zamanda sanatçılar arasındaki kuvvetli bağı da gözler önüne seriyor. Her biri tarihi belge niteliğindeki mektuplar; sanatçıların o dönemde yaşadığı ekonomik sıkıntılara dair fikir verirken, yaşanan zorlu koşullara rağmen gerçekleştirdikleri idealleri ile tarihe not düşürebilmeyi başarmış bu insanların umutlarını yitirmediklerini de en iyi şekilde ortaya koyuyor.

Sanatçının Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, İbrahim Çallı, Andre Lhoté, Fahrünisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk ve Arif Kaptan ile mektuplaşmalarının her biri ziyaretçilerde ayrı bir tat bırakmayı vaat ediyor. İş dünyasının önde gelen isimleri Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı’nın mektupları da Eyüboğlu arşivinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Serginin bölümlerinden biri de Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamını şekillendiren iki kadın, eşi ressam Eren Eyüboğlu ve büyük aşk yaşadığı, “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan ile mektuplaşmalarından oluşuyor. Eren Eyüboğlu, büyük aşk yaşadığı Karadut’u sonsuzluğa uğurladıktan sonra eşinin elini bırakmayarak o zor günleri atlatmasına ve resme odaklanmasına yardımcı olacak kadar güçlü iken, diğer taraftan Mari Gerekmezyan ise ölümünün ardından bile gözlerini yaşartacak kadar sevdalı olduğu bir isim.

64 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Bedri Rahmi… 

İş Sanat Kibele Galerisi’nde çağdaşlarıyla yazışmalarının ilk kez gün yüzüne çıktığı “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile anılan sanatçının hayat hikâyesi Trabzon’da başlar. Takvimler 1911 yılını gösterdiğinde Görele Kaymakamı Mehmet Rahmi Bey ve Lütfiye Hanım’ın ikinci çocuğu olarak hayata merhaba der. Asıl adı olan Ali Bedrettin, zaman içinde önce Bedir’e sonra Bedri’ye dönüşür.  Babasının görevi dolayısıyla yerleştikleri Trabzon’daki lise resim öğretmeni ünlü ressam Zeki Kocamemi tarafından keşfedilir. Sanatçı yine bu dönemde edebiyata da merak salar ve ilk şiirlerini yazmaya başlar.
1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne giren Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi Türk resminin mihenk taşlarının öğrencisi olma şansına erişir. Edebiyata olan ilgisinin üzerine düşer ve Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır. 1930’larda hayat onu bu kez Fransa’ya götürür. Dijon ve Lyon’da bir yandan çalışarak Fransızcasını geliştirmeye çalışırken, bir yandan da Gauguin, El Greco, Cezanne gibi beğendiği ressamların eserlerini kopya eder. Sanatçı, ileride hayatını birleştireceği Ernestine Letoni (Eren Eyüboğlu) ile de Fransa’da tanışır. 1940’lı yıllara gelindiğinde kalbine “kara saplı bir bıçak” gibi saplanan Mari Gerekmezyan girer. Asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelen Mari Gerekmezyan, Bedri Rahmi’nin bir büstünü yapar, sanatçı bu büste duyduğu minneti Mari’nin çeşit çeşit portrelerini yaparak ve ona şiirler yazarak yanıtlar. Artık bütün İstanbul ve elbette Eren Eyüboğlu bu tutkulu aşktan haberdardır. Bedri Rahmi Eyüboğlu 1975 yılındaki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı aşkla, resimle, edebiyatla, dostlarıyla, dönemin önde gelen kültür ve düşünce insanlarıyla bir arada geçirir.

Meraklıları için 5 Mayıs - 20 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde ziyaret edilebilecek “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi, sanat ve kültür tarihimizde eşine az rastlanır bir iz bırakmayı vaat ediyor. Sergide orijinal el yazılı mektuplar ve sanatçının çizimleriyle süslediği desenli zarfların yanı sıra mektuplaşılan isimlerin Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından yapılmış portreleri de yer alıyor. Serginin ziyaretçilerini güzel bir sürpriz de bekliyor. İsteyen katılımcılara, sanatçının desenleriyle hazırlanmış mektup ve zarflarla sevdiklerine yazma imkânı sunuluyor. Şimdi özlemle andığımız eski günlerdeki gibi mektup yazma zamanı!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mayıs 2015 Cuma

Kitap Yorumu: Buselik - Başak Kızıltan

Fotoğraf, kapak tasarımı değişmiş ve 2. baskı halidir.

Merhaba!

Bugün Başak Kızıltan imzalı Buselik kitabı ile karşınızdayım. aslında okuyalı çok oldu ama bir türlü yorumumu sizlerle paylaşamamıştım. 

Sayın Başak Kızıltan'dan imzalı olarak gelmişti aşağıda görülen harika iki kitap. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi, çok şık bir şekilde mavi kurdele ile süslemiş kitaplarını gönderirken Başak Hanım. İzmir Kitap Fuarı'nda da kendisiyle tanıştım ve çok mutlu oldum. Samimiyeti için tekrar teşekkür ederim.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...



Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Nisan 2015 Cuma

Kitap Yorumu: Ardımda Kalanlar - Ellen Marie Wiseman


"Çıkmazdaysa yüreğiniz, hikayemi dikkatli okuyun. Belki de bu, sizin hikayenizdir..."

Ardımda Kalanlar kitabı, hikayesi, kurgusu ve gerçek olaylardan yola çıkarak yazılmış olması ile aklımda kalan kitaplar arasına girdi.

Bu kitabı elinize aldığınızda tabi ki sizi ilk etkileyen kısmı kapağı olacaktır. Renkleri ve kullanılan objeler hikayenin konusu hakkında sizi oldukça meraklandırıcak, ismiyle birleştirince olayların eskiye dayandığı anlaşılmaktadır. Arka kapak ise Clara'nın hayatından bahseden oldukça etkileyici bir yazı.

10 Nisan 2015 Cuma

10. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Kanlı Sorgu - Paul Carson / Kitap Yorumu



Paul Carson, güçlü kalemi, hikaye kurgusu, hayal gücü ile beni etkileyen yazarlar arasında yerini aldı. Kitabı bitirdiğimde, bu kitap film olmalı dedim. Çünkü her satırını bir film sahnesinin içine koyabiliyorsunuz. Aksiyon, gerilim, macera dolu bir kitap.

10. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu ile Paul Carson'ın Kanlı Sorgu kitabını inceledik. Bugün de ben ilk yorumu yapıyorum. Öncelikle Altın Bilek Yayınları'na tüm katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Facebook sayfamızdaki çekilişimize katılmayı unutmayın.

Paul Carson hayal gücü ile beni oldukça etkiledi. Diğer kitaplarını okumadım ama okuma listeme aldım. Onların da en az bu kitap kadar belki de daha etkileyici olduğunu düşünüyorum.

Kitap Tanıtımı: Âşık Olmak İşin Kolay Yanı - Andy Jones



Kitap Adı : Âşık Olmak İşin Kolay Yanı

Yazar Adı : Andy Jones

Sayfa Sayısı : 432

Yayınevi : İndigo Kitap

Dağıtım Tarihi
:
17 Nisan 2015

9 Nisan 2015 Perşembe

Kitap Tanıtımı: Gümüş Gözyaşları - Kristin Hannah



Kitap Adı: Gümüş Gözyaşları

Yazar Adı: Kristin Hannah

Yayınevi: Pegasus Yayınları

Sayfa Sayısı: 336


Arka Kapak Yazısı

Ailenin ve aşkın gücüne dair muhteşem bir roman...

8 Nisan 2015 Çarşamba

10. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Kanlı Sorgu - Paul Carson / Ön Okuma



Kanlı Sorgu kitabının Ön okuması ile sizleri baş başa bırakıyorum. Macera, gerilim ve polisiye...

Facebook sayfamızdaki çekilişimize katılmayı unutmayın.



28 Mart 2015 Cumartesi

Blogum 2 Yaşında!!!


Yıl 2013 aylardan Mart günlerden 28, Kalemimden Yazılar blogu blog dünyasına katılıyor, takipçileri ve destekçileri ile tam 2 yıl boyunca çok keyifli anlar yaşıyor. İşte tam bugün yani 28 Mart 2015 de 2. yaşını kutluyor...


Sizler yani her geçen gün büyüyen Kalemimden Yazılar ailesi, yorumlarınızla, yapıcı eleştirilerinizle bizi hiç yalnız bırakmadınız. Hepinize tek tek çok teşekkür ederim. Umarım bugünden sonra da hep beraber oluruz.


İyi ki varsınız Kalemimden Yazılar takipçileri...

24 Mart 2015 Salı

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz.
Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor.
Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.
LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.
LINE indirmek için: http://me2.do/F1mG6dym

Kitap Tanıtımı: Ardımda Kalanlar - Ellen Marie Wiseman


Eser Adı         : Ardımda Kalanlar   
Yazar         : Ellen Marie Wiseman   
Özgün Adı : What She Left Behind   
Yayınevi         : Arkadya Yayınları
Tür                  : Roman          
Sayfa Sayısı : 440   
Baskı Tarihi : Mart 2015   
Çıkış Tarihi : 20 Mart
Etiket Fiyatı : 20.00 TL


Çıkmazdaysa yüreğiniz, hikâyemi dikkatli okuyun, belki de bu sizin hikâyenizdir…

Hiç uçurumun kenarında olduğunuzu hissettiniz mi? Ya da ayaklarınızın altındaki kaya parçalarının koparak düştüğünü… Ben artık öyle hissediyorum ve gitgide karanlığa düşüyorum. İhanetin en ağırını en yakınlarımdan gördüm. Anne ve babamdan… Tek suçum, onların isteklerine boyun eğmememdi. Tek suçum, onların değil de yüreğimin seçtiği adamı sevmemdi… Neden insanlar kendileri gibi olmayanı ötekileştirir ki? Bu başkaldırımın bedelini çok ağır ödüyorum. Bir akıl hastanesine kapatıldım. Tüm hayatım çalındı benden. Sevdiğim adam… Dünyaya getireceğim çocuğum belki de… 
Ne zormuş insanın kendinde olduğunu ispat etme çabası.  Ve artık aklım yerinde mi bilmiyorum ama yüreğimin hâlâ aklı başında. Buradan kurtulmak istiyorum. Gün yüzüne kavuşup rüzgârın saçlarımı savuruşunu hissetmek, denizin tuzlu kokusunu içime çekmek istiyorum. 
Tek ümidim bu yazdıklarımı birinin bulması. Ne kadar zaman alır bilinmez, fakat bu satırları okuyacak kişiye sesleniyorum: Benim adım Clara Elizabeth Cartwright ve bu, benim hikâyem. Seçim senin, ya hikâyeme ortak ol ya da diğerleri gibi görmezlikten gel beni…
Ardımda Kalanlar, anlattıkları ve karakterleriyle kurgu ürünü olsa da hikâyenin çıkış noktası gerçeğe dayanmaktadır. Tüm gizemleri içinde barındıran, duygu yüklü bu kitabı gözyaşları eşliğinde bitirdiğinizde, kendinizi sorgulamadan edemeyeceksiniz…  

 “Muhteşem bir kurguya sahip olan Ardımda Kalanlar, tüm okul ve halk kütüphanelerindeki yerini almalı.” 
VOYA - Lindy Gerdes

23 Mart 2015 Pazartesi

9. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu:Soğuk Granit - Stuart Macbride / Kitap Yorumu


Merhaba!

9. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu'nun son yorumu ile karşınızdayım. Artemis Yayınları'na tüm destekleri için teşekkür ederiz.

Soğuk Granit kitabı polisiye ve gerilim türünde bir kitap. Benim en sevdiğim ve takip ettiğim türlerden biri. Okurken sayfaların sizi maceranın içine sürüklediği bir hikaye Soğuk Granit. Aranılan tek bir katil yok, işlenilen tek bir cinayet olmadığı gibi. Herkesin bir hikayesi var, herkesin bir intikam hırsı, canı yanan aileler katilin peşinde belki de katil olma yolunda, polis katillerin peşinde, yeni kurbanlar olmaması için çaba içinde.

Dedektif Logan, uzun bir aradan sonra görevine hızlı başlar. Üç aydır kayıp olan bir erkek çocuğu ölü bulunur. Boğularak öldürülmüş, ayrıca cinsel tacize uğramış, cinsel organı kesilerek alınmış, vahşice bir cinayete kurban gitmiş David. Çözmesi gereken tek cinayet bu değildir. Arka arkaya bulunan çocuk cesetleri Aberdeen'e karıştırır. Halk şüpheli olarak gözaltına alınan herkese katil gözüyle bakmakta, yeni bulunan her cesette, polisi suçlamaktadır.


Miller ismindeki gazeteci ise polisi zor durumda bırakacak haberler yapmakta, polislerin arasında bulunan muhbirinden aldığı bilgileri gazetenin baş sayfasında yayınlamaktadır. Hatta polisin gizli tutmakta özen gösterdiği bilgileri bile yayınlayarak, polisin kurduğu tuzakları bozmaktadır. ( Muhbiri öğrenince çok şaşıracağınızı söyleyebilirim, satırları iyi takip edin)

Finalden bahsedersek, oldukça etkileyici ve gerilimli olmuş. Sürpriz bir son yok, bu kadarını söyleyebilirim. Katil mi? O bana sürpriz oldu çünkü tahmin edemedim. Sayfaları satır gibi okuduğum sürükleyici ve gerilimli bir kitaptı. Ben çok beğendim, umarım sizler de beğenirsiniz.

Yazarın dili akıcı, insanı sıkmıyor, olayların birbirine bağlantısı ve kurgusu çok güzel. Tavsiye edeceğim kitaplar arasına girdi bile...

Keyifli okumalar,

20 Mart 2015 Cuma

5 Mart 2015 Perşembe

GENÇLER “MAMUT SAĞ OLSUN” DİYOR!

Son senelerde sanat alanında yapılan yatırımlar ve etkinlikler gün geçtikçe artıyor ve gelişiyor. Özellikle İstanbul’da hayat bulan bu tarz etkinliklerden biri var ki, çok kısa sürede hem kendine has tarzı hem de izlediği yol ile oldukça ses getirdi. Bundan 2 sene önce, ulaşılabilir sanat alternatifi olarak yola çıkan ve her yıl yeni sanatçıların üretimleriyle gelişen Mamut Art Project’ten bahsediyoruz. Mamut Art Project bu sene Akkök Holding’le birlikte yoluna devam ediyor. Akkök Holding gibi güçlü şirketlerin genç sanatçılara destek olması, hiç şüphesiz ülkemizde kültür sanatın gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. MAP’15 by Akkök hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, www.mamutartproject.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

4 Mart 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Deniz Feneri Koyu - Kimberley Freeman


Merhaba.

Öncelikle Arkadya Yayınlarına bu harika kitap ve yanındaki hediye için çok teşekkür ederim.

Deniz Feneri Koyu kitabı gerek kapağı ile gerekse konusu ile oldukça ilgi çekici bir kitap. Kimberley Freeman'ın kaleminden çıkmış, iki farklı zaman diliminde geçen bir roman

1901 ve 2011 yılları arasında gidip geliyorsunuz kitap da. Ama asla bu iki zaman dilimi karışmıyor kitabın içinde. Çünkü iki farklı kadın,  iki farklı hayat anlatılıyor kitapta. Peki bu hayatları kesiştiren neler oluyor, o da kitabın sayfalarında gizli.

Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...