19 Ağustos 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: İyi ki Geldin / Debbie Macomber


Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 440

Herkese Merhaba!

Debbie Macomber'ın kitaplarını okumayı seviyorum. Sevgi, dostluk, arkadaşlık, aile kavramlarının işlendiği hayatın içinden kitaplar. Bu kitabı almam ve okumamdaki asıl sebep de bu. Bir çok kitap kurdu en az bir Macomber kitabı okumuştur diye düşünüyorum. Kitabın kapağını da oldukça beğendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim.

Bu kitabımız da hepimizin artık yabancı olmadığı Blossom Sokağı'nda geçiyor. Şu harika yemekleri ve pastaları olan cafesi, en taze çiçeklerin satıldığı çiçekçisi ve tabi ki ilk tanıştığımız Bir Yumak Mutluluk ismindeki yüncü dükkanın da bulunduğu meşhur sokak. "İyi ki Geldin" kitabında başrol Lydia'nın (Bir Yumak Mutluluğu'n sahibesi) ve onun ailesinin değil. Tamam, aslında olayların seyrinde onlar sık sık karşımıza çıkıyor ama dolaylı olarak.

Libby Morgan, kendisi bir avukat büyük bir şirkette çalışıyor. Hayatını işine adamış, geç saatlere kadar çalışan iyi bir avukat. Amacı bu şirkete ortak olmak ama her şey istediği gibi gitmiyor. Bir anda kendini şirketin dışında ve ne yapacağını bilmez halde buluyor. İş bulmak zorundadır ve kendisine çok güvendiği için bunun kısa zamanda gerçekleşeceğini umuyor. Maalesef düşündüğü hiçbir şey gerçekleşmiyor. Ancak yolu Blossom Sokağı'na düşene kadar. Bir Yumak Mutluluk dükkanında tüm hayatına yeni bir yol çiziyor. Lydia, kızı Casey ve kızının arkadaşı Ava sayesinde. Bambaşka bir dünyada buluyor kendini. Bu dünyada yakışıklı bir doktor olan Phillip Stone'un da hayatına girmesi ile farklı duygular da yaşamaya başlıyor.

Debbie Macomber hayranlarının sonuna kadar keyifle okuyacağı bir kitap İyi ki Geldin. 
Evet "İyi ki Geldin" kitaplığıma, hoşgeldin...

Aslında bu kitabı okurken düşündüm de bizler iş hayatımıza, özel hayatımızdan ve aile hayatımızdan daha fazla önem veriyoruz. Aynı kitabımızın kahramanı Libby gibi. Çalışma hayatına o kadar fazla kaptırıyoruz ki kendimizi, bazen arkadaşlarımızı, dostlarımızı aramayı bile unutuyoruz. Evet, hayatımızı devam ettirmek için çalışmamız gerekiyor ancak, arkadaşlarımızın, dostlarımızın ve özellikle ailemizin bizi sevdiğini, özlediğini unutmamak gerek. İşte Libby bu gerçeklerle de yüzleşiyor ve hayatını bu önemli kavramları (aile, arkadaşlık, dostluk) unutmadan düzene sokmaya çalışıyor. Başarılı oluyor mu? yoksa sınıfta mı kalıyor? Kitabın sonunda...

Keyifli okumalar...

2 yorum:

  1. kitabı merak ettim okuyacağım teşekkürler bu arada bloğunu takibe aldım benimde sayfamda kitap yorumlarım var ziyaret edersen mutlu olurum sevgiler :)
    http://apaydindunyam.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz bloguma çok sevindim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
      Ben de blogunuzu takipteyim :)

      Sil

Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...