31 Aralık 2014 Çarşamba

Yeni Yıl Güzellikler ve Mutluluklar Getirsin!!!

İzmir CarrefourSA Karşıyaka Alışveriş Merkezi

2014'ün son yazısıyla herkese Merhaba!!!

2014'ün analizini yaparak uzun uzun anlatmayacağım sizlere. Çok mu güzel geçti 2014 diye sorarsanız benim açımdan “hayır” diye cevap veririm düşünmeden. Çok zor günler yaşadım, çok sıkıntılı, stresli, kötü günlerdi. Umarım hepsi 2014'te kalır...

29 Aralık 2014 Pazartesi

Kitap Tanıtım Bülteni: Düğün Dansı&Düğün Şarkısı - Lucy Kevin


Arkadya Yayınların'dan çıkan Dört Düğün Bir Fiyasko Serisi'nin ikinci ve üçüncü kitapları Düğün Dansı&Düğün Şarkısı kitabının tanıtım bültenini sizlerle paylaşıyorum. Keyifli okumalar...

26 Aralık 2014 Cuma

Can Bonomo ile Rocco'lu Ev Oturmasına Bu Blogdan Katılabilirsiniz!

Her zaman genç, renkli, eğlenceli ve dinamik olanların tercihi Rocco’dan Can Bonomo hayranlarına büyük sürpriz! Ev konserleri konseptiyle, canlı olarak online yayınlanacak olan “Can Bonomo ile Rocco’lu Ev Oturması”, Can Bonomo hayranlarını müziğe doyuracak…
Sıcacık ev ortamında eğlence ve müzik dolu dakikalar sunacak olan Can Bonomo ile “Rocco’lu Ev Oturması” konserlerinin ilki 28 Aralık günü saat 20:30’da gerçekleşecek. Bu benzersiz konser serisine katılmak isteyen Can Bonomo hayranlarının tek yapması gereken ise Rocco’nun Twitter, Facebook, izlesene.com ve Vine hesaplarında gerçekleşecek yarışmaları kazanmak olacak.

15 Aralık 2014 Pazartesi

6. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Karanlık Zafer - Robin LaFevers / Kitap Yorum


Evet, herkese tekrar merhaba.

Bir turumuzun daha sonuna geldik. Kendimce çok farklı bir türde kitap okuduğumu söyleyebilirim. Çünkü fantastik türdeki kitapları daha önce neredeyse hiç okumadım. Ölümün Hizmetkarları serisi benim için ilklerin arasına girdi diyebilirim.

14 Aralık 2014 Pazar

6. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Karanlık Zafer - Robin LaFevers / Neden Okumalısınız?



6. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu ile herkese merhaba. Neden Okumalısınız? sorusuna cevap arıyoruz hep birlikte. İşte benim cevaplarım. 


Fantastik ve tarihi kurgu türünde romanları okumayı seviyorsanız,

*****
Serini ilk romanı olan Ölümcül Merhamet kitabını okuduysanız, beğendiyseniz ve serinin diğer romanlarını merak ediyorsanız.

*****
Kitaplığınızda seri kitapların yeri özel ve önemli ise,

*****
Kitabın kapağı ve konusu sizi etkilemişse,
(Genç, güzel ve zalim.Sybella, Ölüm Tanrısı Aziz Mortain'in manastırında bir suikastçı olarak eğitilmiş ve sonrasında Breton sarayına gönderilmişti. Şimdi çok tehlikeli bir görev için sarayın karanlık dehlizlerinde dolaşıyor. Yüzüne taktığı maske ile o artık, Ölüm'ün en tehlikeli silahı. Babasını gazabı ürkütücü ve kardeşinin sevgisi tekinsiz. Sybella her şeye rağmen, uğruna yaşayacağı bir amaç bulunuyor. Ölüm'ün Hizmetkarları üçlemesinin ikinci kitabı olan Karanlık Zafer tehlikeli bir kaçış, karanlık güçler ve tarafını seçmek üzerine...)

****
DEX kitapları her zaman ilginizi çekmişse,

****
İlk kitaptaki karakterler ilginizi çekmişse ve yazarın yarattığı diğer karakterleri merak ediyorsanız,

****
ve en önemlisi kitap okumayı çok seven bir kitap kurdu iseniz bu kitabı kesinlikle okumalısınız...

Keyifli okumalar...

Sizin cevaplarınızı da merakla bekliyorum...

Tur Takvimimiz

5 Aralık 2014 Cuma

5. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Ölümcül Merhamet - Robin LaFever / Kitap Yorumu


Herkese Merhaba.

Ölümcül Merhamet kitabının son yorumu ile birlikteyiz.

Bu kitap benim daha önce okuduğum kitap türlerinden biraz farklı idi. Fantastik - tarihi kurgu tarzında olan bu kitabımız Ölümün Hizmetkarları serisinin ilk kitabı.

Yeni yazarlar tanımak her zaman ilgimi çekmiştir. Robin La Fever da Ölümcül Merhamet kitabı ile tanıdığım bir yazar. Yazım tarzı ve anlatımı insanı yormuyor. Anlatımı da akıcı.

5 Aralık 1934 Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesi

5 Aralık 1934 tarihinde Atatürk'ün girişimiyle yasa değişikliğine gidilmiş ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlar ve kadın hakları ile ilgili bazı sözleri

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”

2 Aralık 2014 Salı

5. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Ölümcül Merhamet - Robin LaFevers (Neden Okumalıyız?)


Neden okumalıyız? sorusuna ilk aklıma gelen cevaplar. Siz de bu kitabı daha önce okuduysanız, yorum bırakarak cevabınızı paylaşabilirsiniz...


 Fantastik ve tarihi kurgu türünde romanları okumayı seviyorsanız,

*****
Hep aynı tür kitapları okumaktan sıkıldım, doğa üstü yetenekleri olan karakterlerin barındığı, bir tutam aşkın da içinde saklandığı farklı bir kitap okumak istiyorsanız,

*****
Yeni yazarlar keşfetmek size heyecan veriyorsa,

*****
Kitabı okurken maceranın içinde kaybolmak istiyorsanız, 

*****
Kitaplığınızda seri kitapların yeri özel ve önemli ise,

*****
Kitabın kapağı ve konusu sizi etkilemişse,

*****
Ön okuması sizde merak uyandırmışsa,

*****
DEX kitapları her zaman ilginizi çekmişse,

****
ve en önemlisi kitap okumayı çok seven bir kitap kurdu iseniz bu kitabı kesinlikle okumalısınız...

Keyifli okumalar...


1 Aralık 2014 Pazartesi

5. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Ölümcül Merhamet - Robin LaFevers (Kitap Tanıtım)


5. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turundan herkese merhaba.

Turumuzun ilk gününde kitabımızı tanıyacağız. Kitabımız Robin La Fevers imzalı ve Ölümün Hizmetkarları üçlemesinin ilk kitabı "Ölümcül Merhamet"

Kitabımız; 492 sayfa

Arka Kapak Yazısı 

25 Kasım 2014 Salı

Kitap Tanıtımı: Gündüzsefası - Sarah Jio


Arkadya Yayınları'ndan yeni bir kitap. Sarah Jio imzalı "Gündüzsefası" kitabını kısaca tanıyalım.

Ama öncelikle bu güzel kitabı bana gönderdikleri için Arkadya Yayınlarına çok teşekkür ederim. 

En kısa zamanda kitabın yorumu bu sayfada...

Kitap Adı: Gündüzsefası

Yazar Adı: Sarah Jio

Sayfa Sayısı: 360

Yayınevi: Arkadya Yayınları

8 Kasım 2014 Cumartesi

Tag: Kitap/Yazar İsimlerinin Baş Harflerinden Blog/Blogger İsmi

Herkese Merhaba!

Sevgili blog arkadaşım Pamuk Şeker beni 'tag'lemiş. Başlıktan da anlaşılacağı gibi yazar veya kitap isimlerinin baş harflerinden blog/blogger ismimizi yazmamız isteniyor. Blog ismim "Kalemimden Yazılar" olunca işimin çok zor olacağını hatta yazamayacağımı düşünmüştüm. Ancak kitaplığımdaki kitapların listesine bakınca tüm harflerin tam olduğunu gördüm ve çok sevindim.  

Ben de yapmak isteyen herkesi tag'liyorum. Gerçekten çok eğlenceli...

İşte blog ismimi yazabildiğim kitaplarım ve fotoğraflar...

29 Ekim 2014 Çarşamba

27 Ekim 2014 Pazartesi

4. Sonsuz Kitap Mutluluğ Blog Tur: Aşk Kanatları (Güneş Demirel) -Kitap Yorumu


Merhaba!

4. Blog turumuzun da geldik sonuna. Keyifle okuduğum bu kitabı sizlerle paylaşmak da çok keyifli olacak. Aslında çok fazla okumam aşk kitabı, beni takip edenler bilir. Ama Aşk Kanatları kitabını okurken hiç sıkılmadım. Öncelikle Güneş Demirel'in kalemini beğendiğimi söylemek isterim. Sonra da gelelim kitabımıza.

24 Ekim 2014 Cuma

4. Sonsuz Kitap Mutluluğ Blog Tur: Aşk Kanatları (Güneş Demirel) -Kitap Tanıtımı


4. Blog Turumuz bugün başladı. Turumuzun ilk gününde sevgili Zeynep's Library blogunda kitabımızın ön okumasını yayınladı. Hala okumayan varsa buradan lütfen...

Ben de yine turumuzun bu ilk gününde sizlere bu güzel kitabın kısa tanıtımını yapacağım. Ephesus Yayınları'ndan çıkan kitabımız "Aşk Kanatları" Güneş Demirel imzalı. Kapağı ile de oldukça ilgi çeken kitabımızı kısaca tanıyalım.

23 Ekim 2014 Perşembe

20. Yüzyılın En Önemli Sanatçılarından Marcel Broodthaers'ın Sergisi Akbank Sanat'ta!

Belçikalı şair, heykeltraş, film yapımcısı ve sanatçı Marcel Broodthaers’ın işlerinin sergilendiği  Sözcükler, Nesneler, Kavramlar sergisi Akbank Sanat’ta açıldı.
20.yüzyılın en önemli sanatçılarından olan Broodthaers, 40 yaşına kadar sadece şiir ile ilgilenmiştir, satmayan  Pense-Bête şiir kitabının 50 kopyasını alçıyla kaplayarak okunamaz hale getirmiş ve kitabıyla aynı adı taşıyan Pense-Bête (Anımsatıcı) başlıklı ilk sanatsal eserini üretmiştir. Aynı sene, 1964’te; ilk sergisinin kataloğuna şöyle yazmıştır:  “Ben de bir şeyler satıp hayatta başarılı olamaz mıyım, diye düşündüm. Ne vakittir işe yarar, beş para eder bir tek şey yapmamıştım. 40 yaşına gelmiştim ... Ve nihayet aklıma, sahte, samimiyetten uzak bir şey icat etme fikri geldi; hemen işe koyuldum. Üç ay sonra, ortaya çıkan ürünü Galerie St Laurent’in sahibi Philippe Edouard Toussaint’e gösterdim. “İyi de, bu sanat” dedi Toussaint, “ve onu seve seve sergilerim”. “Anlaştık” dedim. Satılan bir eser olursa, Toussaint paranın %30’unu alacaktı. Öyle anlaşılıyor ki bu, standart anlaşma şartlarından biri; %75 alan galeriler bile var. Peki eser nedir, diye sorarsanız: Aslına bakılırsa, nesneler.” 

22 Ekim 2014 Çarşamba

Premio Dardos - Dart Ödülü Aldım


Sevgili blog arkadaşlarım Sevdanın Sokağı ve Her Şeyden Konuşmalı bana bu ödülü göndermişler. İkisine de çok çok teşekkür ederim. Bu şekilde hatırlanmak ne büyük mutluluk :)

Ancak bu ödülün de bazı kuralları var.
*Ödülün fotoğrafını yayınlamak
*Ödülü aldığınız bloğun linkini paylaşmak
*15 bloğa bu ödülü dağıtmak

Şimdi de bu güzel ödülü gönderdiğim 15 blogger arkadaşıma geldi sıra. İşte ödüllerin gittiği bloggerlar...

21 Ekim 2014 Salı

Kitap Yorumu: Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım - Eda Tuzcalı

Merhaba!

Öncelikle Altın Bilek Yayınlarına bu güzel kitabı bana gönderdikleri için çok teşekkür ederim ve yine çok önceden okumama rağmen bir türlü fırsat bulup da yorumumu paylaşamadığım için özür dilerim. Halbuki kitap elime ulaşalı ve ben de okuyalı çok oldu ama... Sözü daha fazla uzatmadan kitap hakkındaki yorumuma geçelim.

Eda Tuzcalı'nın ilk romanı olan “Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım” kitabı ilginç bir konuya sahip. Romanın konusunu ilk okuduğumda oldukça meraklandığımı açıkça söylemek isterim. Konusuna göz atmak gerekirse;

13 Ekim 2014 Pazartesi

3. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Sahra - Burcu Demet Peker / Yorum


Merhaba!

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turumuzun 3. turunda sizlere Burcu Demet Peker imzalı "Sahra" kitabını tanıttık. Şimdi de geldik kitabımızın yorumuna. Sahra kitabını elinize aldığınızda öncelikle kapağı ile ilginizi çekmekte. Kitap kapağında yazılan tek bir cümle içeriği hakkında ipucu vermekte.

"Tarifi tüm kelimelerin ötesinde... Sanki huzur kokuyor Sahra"

ve arka kapak yazısındaki tek bir cümle herkesi etkilemekte.

"Mirza ve Sahra, imkansız ve çok büyük bir aşkın birbirini inkar eden iki fatihi."

11 Ekim 2014 Cumartesi

3. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Sahra - Burcu Demet Peker / Alıntılar



"Beni sevdiğini düşündüğüm herkesin beni terk ettiği dünyamda, sevilmek istemiyorum ben artık... Hoyrat ellerime her alışımda kırılan, camdan narin bir oyuncak sevgi.
Sevgi, hayatımdan koparılarak çıkarılan insanlar demek benim için, sevgi terk edilişin ilk işareti.
"Seni seviyorum..." söyleyenin vedası bana"

♥♥♥♥♥♥

"Gözlerini gözlerime diktiğinde, alev alıyor okyanus, gök kızıla kesiyor bakışlarında"

♥♥♥♥♥♥

"Sevmek zayıflıktır... Sana hep en sevdiklerinle yaklaşırlar Sahra. Sevmek... Uçurumun ucunda açan çiçektir, asla koparma.

♥♥♥♥♥♥

"Birkaç saat önce gözlerinde şimdiye kadar hiçbir duygu görmediğimi düşündüğüm kadınımın bakışları, bugün, yanılıyorsun dercesine bin bir anlam sunuyor bana.
İstemediğim renklerle doluyor sanki sürekli. Hüznün grisi, kırgınlığın hüzünlü sarısı, şimdi çıplak simsiyah bir acı var gözlerinde. Ruhumda bir yerlerde çırpınarak soruyor susturmak istediğim sesler"




"Her şeye rağmen beni sevdiğini bilmek istiyorum. Oysa onu daha da kırar beni sevmesi. Yaşanan her an, açıldığında acı verecek bir albümdeki fotoğraf karelerinde donup kalır, biliyorum. Yine de..."

♥♥♥♥♥♥

"Sen beni yıllarca beklettin ..." diyor titreyen dudakları

♥♥♥♥♥♥

"Bir an gözleri alayla bakıyor sanki. Hemen ardından yağmur çiselemeye başlıyor derinliklerinde.
"Ben sevgiyle ne yapılır bilmiyorum ki..." diyor gözlerini kaçırarak"

♥♥♥♥♥♥

"Tarifi tüm kelimelerin ötesinde... Sanki huzur kokuyor Sahra"



9 Ekim 2014 Perşembe

3. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu: Sahra - Burcu Demet Peker / Tanıtım

Merhaba!

Yeni bir Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu'nda daha beraberiz. 3. Turumuzun kitabı Burcu Demet Peker imzalı "SAHRA" isimli kitap.

Turumuzun ilk gününde kitabımızı kısaca tanıyalım...

27 Eylül 2014 Cumartesi

2. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Çikolata Tadında Hayat-Yorum


Evet, Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu'nun 2. Çikolata Tadında Hayat kitabının yorumuna geldi sıra. Turumuzun 4. gününde kitabın ilk yorumunu ben yapacağım. Öncelikle Altın Bilek Yayınevi'ne bize imkan tanıdığı için teşekkür ederiz.

Gelelim kitabımıza. Kitap keyifli bir romantik komedi tadında. Tabi bu benim fikrim. Hayatına yeniden yön vermeye çalışan genç bir kadının öyküsü. Hannah Amerika'da yaşayan genç bir kadındır. İşine son verilince hayatında boşluğa düşer. En yakın arkadaşı Stacy'nin fikrini benimser ve ülke değiştirerek yepyeni bir hayat kurmaya karar verir. Londra'ya gidecektir. Orada yeni bir iş ve yeni bir özel hayat onu beklemektedir. Hiç bir şey onun için kolay olmayacaktır.

Londra'da barda tanıştığı bir erkek sayesinde iş bulur. Mark bir organizasyon şirketinde yöneticidir. Şirkette işe başlayan Hannah'ın arkadaş çevresi de genişler. Amiri ile anlaşamamaları, Mark'ın evli çıkması, ilk organizasyon işinde büyük hatalar yapması onu çizgisinden döndürmez. Ah bir de aradığı aşkı bulsa...

Hannah'ın karşısına bir çok erkek çıkar. Hepsi için farklı duygular hisseder ama sadece birine aşık olur. Barry, Bay Potansiyel ya da Sam. Peki bu erkek kimdir? Acaba Londra'da istediği hayatı kuramayıp Amerika'ya geri mi dönecek? Yoksa bambaşka bir ülkeyi keşfetmeyi mi seçecek. Hepsi kitabımızın sayfalarında...

İlk satırlarda da belirttiğim gibi romantik komedi tadında farklı bir kitap. Şimdiye kadar okuduğum tarzlardan oldukça farklı. Ancak sıkılmadan okudum. Kitabın baş kahramanı Hannah'ın anlatımından yazılmış. Çoğunlukla diyaloglarda da onun iç sesine yer verilmiş. Yazarın okuduğum ilk kitabı, sizde yazarın diğer kitapları hakkında fikir edinmek istiyorsanız buraya, kitaptan alıntılar okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Kitabın ön okuması için ise tıklayın

Yeni bir blog turunda görüşmek üzere, keyifli okumalar...

Çekilişe katılmayı sakın unutmayın. Detaylar için buraya

24 Eylül 2014 Çarşamba

2. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur: Çikolata Tadında Hayat-Ön Okuma


Herkese Merhaba! 2. Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Tur'un ilk gününde Çikolata Tadında Hayat kitabının Ön Okuması ile sizleri baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar...

19 Eylül 2014 Cuma

Biraz Nostalji Yaptık, İlkokul Yıllarına Gittik


Selam. Uzun süredir yazmıyordum blogumda. Okuduğum kitapların yorumlarını bile yazmaya fırsat bulamazken sevgili blog arkadaşım evdeyazar'ın blogunda yazdığı konuyu görünce hemen geçtim bilgisayarın başına. Çoğunuz okumuşsunuzdur mutlaka o güzel, herkesi ilkokul günlerine götüren yazıyı. Hepimize nostalji yaptırdığı ve o harika günleri hatırlattığı için teşekkür ederim evdeyazar. Eğer hala okumadıysanız buradan okuyabilirsiniz.

Gelelim benim ilkokul günlerime. 1981 yılında başlamıştım ilkokula. Annemin elleri ile ördüğü dantel yakalar süslerdi önlüğümü. Bizim de zenginlikten değildi dantel yakalar, annemin el maharetinin güzel eserleriydi sadece. Saçlarımı yandan iki örgü ile örerdi her sabah. Çocukluğumun çok çok güzel günleriydi ilkokul günlerim. Benim zamanımda da vardı kokulu silgiler. Ama kullandığımı çok fazla hatırlamıyorum. Evrak çantası modeli çantam vardı. Çantalarımızı oturduğumuz tahta sıraların yanlarına yere koyardık.

Defterleri hatırladım şimdi de. Bir tane günlük defter bir tane de temiz defter vardı. Günlük defteri okulda kullanır, temiz deftere evde ödevleri yapardık. Öğretmenimizde temiz defterleri toplar ödevleri kontrol ederdi. Tabi ki bir de o defterlerin kenarlarına çizdiğimiz kenar süsleri. Çizgileri yan yana, alt alta çizer, birleştirir saç örgüsüne benzer bir şekil yapardık. Sadece bu değil, çiçekler, yapraklar ve çeşitli şekillerde çizerdik, bazen de renkli yapardık bu şekilleri. Günümüzdeki gibi renk renk, şekil şekil kalemlerimiz yoktu. Siyah kalem ve kırmızı kalem, bir de boya kalemleri. Sevgili evdeyazar'ın dediği gibi tükenmez kalem kapağı takardık kalemler biterken.
En çok çizdiğimiz defter kenarı süsü.

Ve öğretmenim, benim güzel öğretmenim hayatımda boyunca unutmayacağım insanlardandır. Şefkatli, güleryüzlü ve eğitim hayatımızda en önemli rol oynayan kişidir. Hem eğitim açısından hem de sosyal açıdan çok büyük katkıları olmuştur. Hatırlıyorum da bize görgü kurallarını daha o yıllarda öğretmeye başlamıştı. Bir gün sınıfta yanımızda getirdiğimiz (kendisinin çok fazla katkısı olmuştur) kuru yiyecekleri, çatal-bıçakla nasıl yeneceğini, peçete kullanma kurallarını öğretmişti. Memleketinden gelen kuru ve yaş meyveleri sınıfa getirir hepimize paylaştırırdı. Bizim evimize çok yakın otururdu, her bayramda elini öpmeye giderdim. Umarım yine en kısa zamanda kendisini görmeye giderim. Bu yazımı okuyan arkadaşlarımın da bana katılacağına eminim.

Aslında o yıllara ait yazılacak o kadar çok şey var ki, teneffüslerde alınan gevrek-gazoz ikilisi, okul çıkışı bakkaldan alınan toz leblebi, ağızda patlayan şekerler, su mataraları, defterlerin kenarları kıvrıldığı için takılan ataşlar (şimdi renkli ve plastikleri var), ayrıca yaka düğmemize taktığımız hangi kola (kitaplık kolu, ilk yardım kolu, gezi kolu v.b) ait olduğumuzu gösteren plastikten kartlar ve daha aklıma şu anda gelmeyenler

En son sevgili blog arkadaşım evdeyazar'a tekrar teşekkür ediyorum beni o günlere götürdüğü ve uzun süredir yazmadığım blogumla ilgilenmemi sağladığı için. 

31 Ağustos 2014 Pazar

Mimlendim !!! - Hangisini seçerdiniz?


Merhaba.

Dracula's House tarafından mimlenmişim. Kendisine teşekkür ederim. Çok keyifli sorulardı. Yanıtlarken oldukça eğlendim. Umarım siz de okurken iyi vakit geçirirsiniz. İşte sorular ve cevaplarım.


27 Ağustos 2014 Çarşamba

Yine Doğum Günüm Gelmiş Ne Çabuk :)))


Herkese Günaydın!

Koskoca bir sene daha geçmiş. Az önce geçen sene yazdığım doğum günü yazımı okudum da sanki yeni yazmışım gibi. Yıllar su gibi akıp gidiyor, anlamıyoruz bile. 39 sene geçmiş ben doğduktan sonra. Artık bundan sonra yaşımı soranlara söylemeyim değil mi :)) Şaka şaka. Her yaşın ayrı güzelliği olduğuna inananlardanım ben. O yüzden yaşımı saklamam, söylerim :)

Acısı, tatlısı, keyfi ve kederi ile geçti 39 sene. Umarım bundan sonra da keyifli günlerin çok olduğu günler bizi bekliyordur. Umarım öyle olur...

Google yine kutlamış doğum günümü, çok teşekkürler :)))

Blogumu kurduğum günden beri hep yanımda olan yazamasam da beni takip etmekten vazgeçmeyen herkese çok teşekkür ederim. Üye sayımız giderek artıyor ve umarım artmaya da devam eder. Çok güzel ve keyifli paylaşımlarda buluşmak üzere :)))

21 Ağustos 2014 Perşembe

Okuma Şenliği / Yaz 2014 2. Ay Durum Raporu


Herkese Merhaba!!
Okuma Şenliği - Yaz 2014 de ilk iki ayı geride bıraktık. İkinci ay sadece bir kitap okuyabilmişim. Ne kadar kötü. Neyse bu kötü performansıma hemen bakalım.

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turları - Kitap Yorumu: Son Ada - Zülfü Livaneli

Son Ada kitabı bildiğiniz gibi “Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turları'nın” ilk kitabı idi. Gün gün tanıttık size kitabımızı. Okuyanlar bildiği için zaten yabancı değillerdi yazılanlara. Okumayanlar için ise oldukça faydalı olduğumuzu umuyorum. Sonunda da geldik yorumlara.

İlk defa okuduğum Zülfü Livaneli'yi oldukça sevdim diyebilirim. Şimdi Zülfü Livaneli hayranları bana  kızacak “Hiç okunmaz mı?” diyerek.  Son Ada kitabı oldukça sade dille yazılmış, okurken sıkılmadığınız ve anlatanın dilinden yazılmış bir eser.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Kitap Yorumu: Kanlı Tutku - Osman Aysu


Yaz Okuma Şenliği'nde okuduğum kitaplardan biri Kanlı Tutku. Osman Aysu ise ilk defa kitabını okuduğum bir yazar. İsmini kitap listelerinde, kitap raflarında ve kitap fuarlarının stantlarında çok görmüş ve duymuştum. Ancak hiçbir kitabını okumamıştım. Halbuki macera ve cinayet kitaplarına oldukça ilgisi olan ben, Osman Aysu'nun kitaplarını hiç okumamışım. Yaz Okuma Şenliği sayesinde bu güzel kitapla tanıştım.

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turları: Yazarın Diğer Kitapları


Merhaba! 

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turları Zülfü Livaneli'nin "Son Ada" kitabı ile devam ediyor. İsterseniz benim ve blog turu arkadaşlarımın kitap hakkındaki yorumlarından önce yazarımızın diğer kitaplarından bazılarına göz atalım. 
Okuyanlar için hatırlatmış, okumayanlar için ise bilgi vermiş oluruz. Takipçilerimiz de okudukları kitaplar hakkında yorum bırakırlarsa okumak isteyenlere yardımcı olurlar diye düşünüyorum ne dersiniz?

13 Ağustos 2014 Çarşamba

İlginç Bir Mim!!!

 Merhaba. Öncelikle beni mimlediği için Zeynep's Library' e teşekkür ederim. Çok değişik ve ilginç soruları olan bir mim.

İşte benim cevaplarım...

Senaryo 1: Kitapçıda kitap seçtiğinizi düşünün,bir anda bir zombi saldırısıyla karşılaşıyorsunuz ! Etrafınız ordan oraya koşuşan insanlarla dolu,karşılık verebileceğiniz bir silahınız ya da sığınabileceğiniz bir yer yok.Tam o sırada kitapçının sahibi bir duyuruda bulunuyor. Bu zombilerin tek zayıf noktası herkesin bayıldığı ama sizin nefret ettiğiniz bir kitap. O yüzden size bunu yaşatan bir kitabı seçmeniz gerek !

Ye Dua Et Sev: Nefret etmek biraz fazla acımasız bir tabir olur. Çünkü bence her kitap değerlidir ve emek harcanarak yapılmıştır. O yüzden nefret etmek demeyelim de konusunu sıkıcı bulduğum ve yarım bıraktığım bir kitaptır. Herkes sevdi mi bilmiyorum ama filmi de çekildiğine göre geniş kitleye hitabeden bir kitap ve film olmuş.


Senaryo 2: Bir kuaföre gittiniz ve saçınızı yaptırdınız. Blendax reklamındaki abladan bile güzel ,hacimli saçlarınız var. Derken deli gibi bir yağmur bastırıyor, şiddetleniyor,şiddetleniyor ! Kendinizi korumak için hangi ''devam kitabını'' feda ederdiniz?

Yeraltı günlükleri serisi: Çok fazla seri kitap okumuşluğum yoktur. Ama okuduklarım arasında hangisini feda edersin diye sorarsanız. Yeraltı Günlükleri Serisinden herhangi bir kitabı diyebilirim. Kötü olduğu için değil seçmek zorunda olduğum için verdim bu cevabı.

Senaryo 3: Edebiyat dersinde hocanız klasiklerin ne kadar önemli olduğundan,dünyayı nasıl değiştirdiğinden bahsediyor. Ama siz bu konuşmaya katlanamıyorsunuz ve hayatınızda okuduğunzu en tiksinç klasiği hocanızın kafasına fırlatıp,gururla bunun nedenlerini açıklıyorsunuz.

Vadideki Zambak: Okuduğum klasikler arasında elimde en uzun süre sürünen kitap Vadideki Zambak olduğu için bu sorunun cevabı olabilir. Ama asla tiksinç kelimesini kullanmam. Hiçbir kitap için.

Senaryo 4: Küresel ısınmanın dünyanın anasını ağlattığı bir dünya düşünün. İnanılmaz sıcak ya da inanılmaz soğuk hava koşullarıyla yaşıyorsunuz. Eskimo ceketinizi giyip ısınmak için gayret ediyorsunuz. Isınmak için hangi kitabınızı yakardınız?

Cevap: Eskimo ceketimi giyip ısınmaya devam ederim. Çünkü hiçbir kitabımı, daha doğrusu hiçbir kitabı yakamam

Bu mime verdiğim cevapların tamamen senaryo gereği olduğunu söylemek istiyorum. Çünkü şimdiye kadar okuduğum hiçbir kitabı çok kötü ve berbat şeklinde yorumlamadım. Her esere verilen bir emek vardır. ve emeğe karşı saygım sonsuzdur. Bu da benim düşüncem, umarım kimseyi kırmamışımdır. Sevgilerimle...

10 Ağustos 2014 Pazar

Etkinlik: Son Zamanlarda Herkese Önerdiğiniz Kitaplar


Herkese Merhaba!!!

Sonsuz Kitap Mutluluğu Blog Turu arkadaşlarımdan KitaptanBayan güzel bir etkinliğe katılmış. Etkinliğe katılmamız için davet göndermiş. Öncelikle kendisine çok teşekkür ederim.
Etkinliğin asıl sahibi ise Kristal Kitap

Gelelim etkinlik hakkında bilgilere. Aslında çok basit. Başlıktan da anladığınız üzere son zamanlarda herkese önerdiğiniz kitaplar ve bunlar hakkında kısa bilgi. Bu konu hakkında ilk düşündüğümde aklıma o kadar çok kitap geldi ki buraya sığmaz herhalde. Mesela Kristin Hannah , Debbie Macomber, Ayşe Kulin, Jale Demirdöğen kitapları ilk aklıma gelenler.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Bugün Öyle Bir Gün Olsun Ki...



Hani gökkuşağını görüp “yeşili benim” dersiniz ve beklersiniz ya dileğinizin gerçekleşmesini,
Hani doğum gününüzde gözlerinizi kapatıp mumları üflerken dileğinizi içinizden haykırırsınız ya,
Hani dört yapraklı yoncayı bulursam tüm dileklerim gerçekleşecek diye umutla ararsınız ya,

İşte bunların hiçbirinin gerek kalmadığı, tüm dileklerinizin gerçekleşeceği, umutlarınızın sönmeyeceği, sevgiyle, mutlulukla, barış içinde ve keyifle geçireceğiniz bir gün olsun!


GÜNAYDIN!!!

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Ben de Bir Blog Turuna Katıldım...


Herkese Merhaba!

Çoookkk uzun aradan sonra tekrar merhaba. Yazmaya zaman bulamadığım için maalesef ara vermiştim. Ama bugünden sonra sanırım daha sık yazmam gerekecek. Neden mi?

Çünkü bir blog turuna katıldım. Birkaç blog bir araya gelip bir blog turu yapmaya karar vermiş. Bana da katılır mısınız diye sordular. Çok yoğun bir hayatım olduğunu, eğer aksatırsam çok üzüleceğimi söyledim kendilerine. Tekrar rica ettiler katılmam için ben de dayanamadım ve kabul ettim. Benim için de ilginç bir deneyim olacağını düşündüm. Umarım onları mahcup etmem ve bana teklif yaptıkları için pişman olmazlar. Şimdi gelelim blog turumuzla ilgili bilgilere...

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Okuma Şenliği / Yaz 2014 1. Ay Durum Raporu


Herkese Merhaba!!
Okuma Şenliği - Yaz 2014 de ilk ayı geride bıraktık. Benim için pek parlak geçmedi. Biliyorsunuz son zamanlarda yazı yazamıyorum ama her fırsatta okumaya devam ediyorum. Yine de diğer okuma şenliklerine göre çok düşük bir performans sergilediğimi açık açık söylemeliyim. Mesela hiç çoklu kategori bitiremedim. Puanım da oldukça az :(

Neyse lafı fazla uzatmadan Okuma Şenliği'nin ilk ayında bakalım neler okumuşum. Bu arada okuduklarımın yorumlarını sizlerle henüz paylaşamadım. Ama en kısa zamanda yazılarımı hazırlayacağım.

15 Temmuz 2014 Salı

Merhaba Blog Dünyası


Uzun zamandır blogumu ihmal ettiğimin farkındayım ama yine de beni yalnız bırakmayan, yeni üye olan, takibe devam eden ve yazılarımı okuyan herkese çok teşekkür ederim.

Ayrıca; blogumun facebook sayfasında ve instagram hesabında da beni takip eden ve yeni takibe başlayanlara da merhaba ve teşekkürler.

Yaklaşık 2-3 ay öncesine kadar blogumda çok aktiftim biliyorum. Son zamanlarda bu durumumdan eser kalmadı. Bu beni oldukça rahatsız ediyor. Yaptığım uyum planlarına da uyamadım. Planlar hakkındaki fikirlerinize açığım.

Yaz Okuma Şenliği 2014 kapsamında kitaplarımı okuyup bitiriyorum ama bir türlü yorumlarımı sizlerle paylaşamadım. En kısa zamanda paylaşmaya çalışacağım.


Tekrar ve sık sık görüşmek üzere...

30 Haziran 2014 Pazartesi

Okuma Şenliği - Yaz 2014


Herkese Merhaba!!
Uzun bir aradan sonra Okuma Şenliği - Yaz 2014 ile yine sizlerleyim. Umarım bu okuma şenliği devamlı yazmama sebep olur da bloguma daha fazla vakit ayırırım. İş yoğunluğumdan ötürü Bahar Okuma Şenliği'ndeki kitaplarımı bitirememiştim. Şimdi bakalım Yaz Okuma Şenliği nasıl geçecek?

Pınar Hanım bu sefer çıtayı çok yükseltmiş, tam 30 kategori var ve 3 ayda 40 kitap okumamız gerekiyor. Gerçi tüm kategorileri bitirmek mecburi değil. Ayrıca sayfa sınırlaması da yok. Mutlaka 40 kitabı da okuyanlar olacaktır. Onları şimdiden tebrik ediyorum :)

Şimdi gelelim benim listeme. Tamamı hazır değil. Zaten okuyamayacağım kategoriler olacak. Örneğin; yabancı dilde bir kitap kategorisi. Maalesef yabancı dilim o kadar iyi değil, keşke olsaydı...

İşte şimdilik kitaplığımda ilk gözüme çarpan ve okunmamış kitaplardan yaptığım liste. Değişiklik oldukça yayın yapacağım.

17 Haziran 2014 Salı

Olur Mu Olur...Hürriyet'in Koca Bir Sayfası Yapı Kredi Playli’nin Olur.

Yapı Kredi’nin genç kartı Play, bir kez daha “Olur mu olur” diyor ve herkese Hürriyet’te tam bir sayfa yazıyazma şansı sunuyor.
Yapı Kredi’nin gençyüzü Play, “Olur mu olur” diyerek bu sefer de 7 Play kullanıcısına Hürriyet’te gazetecilik yapma fırsatı sunuyor. Gençlerin sınır tanımayan hayallerine ilham olan Yapı Kredi Play sayesinde, Hürriyet Dünyası’nın popüler kalemlerinden İzzet Çapa, Sibel Arna, Onur Baştürk, Ahmet Can, Ömür Gedik, Cengiz Semercioğlu ve Bilgin Gökberk’in koçluğunda 7 Play’li gazeteciliği deneyimliyor. Playliler gazetecilerle birlikte bir gün geçirme ve yaşadıklarını kendi hazırladıkları haber ile  Hürriyet’te tam bir sayfa yayınlatma şansına sahip olacak.
Türkiye’nin en ünlü kalemlerinden biri ile tanışarak yazarla röportaja gitmek veya film üzerine sohbet etmek ya da 3 büyük takımdan birinin antremanına giderek futbolcularla tanışmak ve de üstüne bu deneyimleri Hürriyet’e yazabilmek için tek koşul her bir yazar için belirlenen hashtag’e en yaratıcı tweet’i atmak olacak. Atılan tweetler arasından birinciyi ise bizzat yazarın kendisi seçecek. Ayrıca, en yaratıcı tweet’in sahibi Hürriyet binasında yarım gün geçirerek ünlü yazarların çalıştığı atmosferi görme şansı yakalayarak sınır tanımayan hayallerine de kavuşmuş olacak.
Her hafta bir yazar ile devam edecek yarışma 6-12 Haziran arasında İzzet Çapa ile başladı. 13 Haziran’da Onur Baştürk ile devam ediyor.
Twitter üzerinden #benceeğlence hashtagiyle ve de Facebook Play sayfasındaki uygulama üzerinden katılım yapılabilen yarışmanın detaylarına YapiKrediPlay facebook sayfasından ve olurmuolur.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Haziran 2014 Cuma

Peki Hayatınız Bir Oyun Olsaydı...

Özellikle toplu taşıma araçlarını çok kullandığım şu günlerde oldukça dikkatimi çeken, herkesin elinden düşürmediği tabletler ve cep telefonları. Tabi ki bu cihazlarda oynanan çeşitli oyunlar. Hepimiz en az bir sefer bu oyunlardan oynamışızdır ya da oynuyoruz. Her bölüm atladığımızda sevinip bir sonraki bölümde karşımıza ne çıkacak diye merak ediyoruz değil mi? Ya bir bölümde sıkışıp kalınca....

Günlerce hatta haftalarca aynı bölümü oynayınca içimizi bir sıkıntı basıyor değil mi?

“Off yine olmadı yaa”

“Hakkımda kalmadı ne yapacağım şimdi”

“Bugün kararlıyım bu bölümü geçeceğim”

“Bir sonraki bölümde ne var acaba çok merak ediyorum”

diye kendi kendimize çok konuşmalarımız oluyor...

Bir sonraki bölümü merak edersiniz her zaman Belki daha zordur ya da daha kolay. Bunu da geçmeden bilemezsiniz.

Sonuç olarak neler yapabiliriz, seçeneklerimize bakalım,

  • Oyunu oynamaktan sıkılıp cihazınızdan kaldırabilirsiniz.
  • İnatçılığınız tutar takıldığınız bölümü geçmeden rahat edemezsiniz.
  • Ya da peşini bırakır aklınıza geldikçe uğraşırsınız.


Şimdi de asıl soruya gelelim...


Peki Hayatınız Bir Oyun Olsaydı...

Elinizdeki cihazınızda oynadığınız oyunun kendi hayatınız olduğunu düşünün bir an. Ve bir bölümde sıkışıp kaldınız. Sıkıştığınız noktanın bir sonraki adımında neler var bilmiyorsunuz.

Daha mı kolay?

Daha mı zor?

Bu durumda ne yapardınız?

  • İnatçı kişiliğinizi sergiler sıkıştığınız bu noktadan çıkmaya mı çalışırsınız?
  • Rahat kişiliğiniz öne çıkar mücadeleden vazgeçer misiniz?
  • Yoksa her şeyi bırakıp sıkıştığınız noktadan çok uzağına kaçmaya mı çalışırsınız?

Ben ne mi yaparım?

Hiçbir zaman rahat bir kişilik sergileyemedim. Bırakıp kaçmak asla bana göre değildir.

Peki ya siz?




Not: Görseller web'ten alıntıdır.

12 Haziran 2014 Perşembe

7 Haziran 2014 Cumartesi

GÜNAYDIN!!!


Hava yağmurlu ve kapalı olabilir ama...


Sen her zaman gülümse...


Sevdiğin sıcak bir içeceği hazırla...


İçine sevgini de kat ki tüm gün sevgi dolsun için...

Her zaman gülümseme ki çevren de güzelleşsin...

Ve asla unutma...
Her gün yeni bir başlangıçtır...

Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...