2 Aralık 2013 Pazartesi

#Blogfırtınası Etkinliği 2. Gün

Evde Yazar blogunda gördüğüm #blogfırtınası etkinliğinin detaylarını okudum ve çok hoşuma gitti. Ben de katılmak için kolları sıvadım. Ancak ilk günü kaçırdığım için ikinci günden devam etmeye karar verdim. Yakaladığım günleri yazmaya çalışacağım. Etkinliğin detayları ve günlük çizelge için buraya tıklayın.
 
İşte ekinliğin 2. günü; Benim kitabım şu anda okuduğum "Böğürtlen Kışı"
Gün 2. Herhangi bir kitabın, herhangi bir sayfasını açın ve bir satır seçin. O satırla yazıya başlayın, gerisi sizden…
 

"Saat altı vapurunu yakalayarak eve döndüm." Bugün o kadar çok yorulmuştum ki ayaklarım beni eve kadar getirdiği için şanslıydım. Çantamı bir koltuğun üzerine fırlatıp, diğerine de kendimi attım. Sanki insanların tamamı o gün alış-verişe çıkmıştı. Birinin onlara yılbaşının olağanüstü bir olay olmadığını hatırlatması gerekti. Hele o sarışın bayan var ya hayatımda unutmayacağım müşterilerin arasında ilk beşe girdi. Tam on beş tane elbise denedi. Ben o küçücük kabinin içinde iki tane elbiseden sonra bunalırken o kadın on beş tane elbise denemişti.
 
Daha fazla düşünüp zihnimi de yormak istemediğim için gözlerimi kapatarak dinlenmek istedim. Aslında bir duş ve iyi bir kahve beni kendime getirirdi, ancak banyo kapısı sanki on kilometre uzakta gibi görünüyordu. Televizyonun kumandasına uzanarak aklıma gelen ilk tuşa bastım. Bilgi yarışması vardı. Diğer kanalda ise belki sekseninci defa seyrettiğim bir film. Bu kanalların program sıkıntısı çekmesine aklım ermiyordu. Dışarıda bu kadar çok olay varken ve bu olaylardan birçok program yapılabilecekken niye aynı filmleri tekrar koyarlar ki. Mesela on beş elbise deneyen o sarışın kadından en az üç program olurdu.
 
Diğer kanalları da dolaşıp seyretmeye uygun bir program bulamayınca, on kilometre uzaklıktaki banyoma gitmeye karar verdim. Küveti doldurup, kendimi suyun içine bıraktım. Yorgunluğun vücudumdan ayrılıp yavaş yavaş suya karıştığını hissediyordum. Kendimi güzel bir sahilde güneşlenirken hayal ettim. Yapamadığım tatillerin bir gün acısını çıkaracaktım. Güneye gidecek ve kömürleşinceye kadar güneşlenecektim. Banyodan sonra kahve ile birlikte atıştırmalık bir şeyler yedikten ve en az beş kez izlediğim filmin altıncısını izledikten sonra (başka program bulamadığımdan) suya bıraktığım yorgunluğun kalan kısmı vücudumu esir almaya başladı.
 
Yatağa girdiğimde saat henüz on bile değildi. Tatil hayalimi devam ettirerek uyuyakaldım. Ta ki sabahın yedisinde kalkmamı söyleyen saat çalana kadar...

4 yorum:

  1. Harika bir yazı olmuş, tebrikler:)
    Etkinlik gerçekten de yaratıcılığı tetikleyen çok hoş başlıklar içeriyor, ben de aynı başlığı yarın yazacağım.
    Sevgiler, kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ben de etkinliği çok beğendim. Hem yazmaya teşvik ediyor hem de yaratıcılığı arttırıyor. Yazılarınızı merakla bekliyorum...

      Sil
  2. Ellerinize sağlık, beni bana anlatmışsınız gibi olmuş :)
    Ben bir gün geriden başladım ama fırsat bulduğum bir vakitte bir günde iki yazı yazarak arayı kapatmak niyetindeyim, kolay gele :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Aslında ilk aklıma gelenleri yazdım, beğendiğinize sevindim. Çoğumuzun hayatı zaten böyle geçiyor bence. Ben de etkinliğe elimden geldiğince katılacağım. Size de kolay gelsin...

      Sil

Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...