8 Nisan 2013 Pazartesi

ATEŞBÖCEĞİ YOLU


Merhaba! Kristin Hannah hayranlarının ilgisini çekeceğimi umuyorum. Çünkü bugün bahsedeceğim kitap Pegasus Yayınlarından çıkan “Ateşböceği Yolu”. Kristin Hannah’ın okuduğum ilk romanı. Bu romanla hayran kitlesine bir kişiyi daha ilave etmiş oldu. Beni… Bu kitabı bir gazetenin vermiş olduğu kitap ekinde görmüştüm. İlk olarak ilgimi çeken pastel renklerin hakim olduğu kapak dizaynı oldu. Arka kapağındaki yorumlar karar vermemdeki diğer etken. (Yazımın sonunda bunlardan birini bulacaksınız.)

İki kadın, çocuklukları birlikte geçmiş. “Ateşböceği Yolunda” Hayat rüzgarı onları ayrı yerlere sürüklese bile onlar asla ayrılmamış. Yani onlar gerçek dostluğun ne olduğunu herkese göstermiş. Mutluluklarını da, kederlerini de hep birlikte yaşamışlar. Hayatlarının sonuna kadar… Kim böyle bir dostluk yaşamak istemez ki? Okuduğunuz her sayfada bu soruyu defalarca soracaksınız kendinize.

Her satırını farklı duygularla okuyacağınız, gerçek dostluğu anlatan bir roman. Uzun süre etkisinden kurtulamayacağınızı da ayrıca belirtmek isterim. Son olarak arka kapak yazılarından birini sizinle paylaşmak istiyorum. Sanırım her şey bu satırlarda gizli.
 
Bu muhteşem romanın sayfalarını çok hızlı geçmek istemeyeceksiniz. Kapıyı kilitleyin, telefonunuzu kapatın, ve yanınıza bir paket mendil alıp koltuğunuza yerleşin. (Sonra uyarmadı demeyin.) Kristin Hannahdan başka hiç kimse kadınların dostluğunu tüm acısı, tatlısıyla bu kadar güzel yazamazdı.
Harika bir yazar.
Susan Elizabeth Phillips

 







5 yorum:

  1. Uzun süredir kitaplığımdaydı fakat okuyup okumamak arasında kararsızdım. Çünkü dostluk üzerine hiç okumadım, sıkılırım diye düşünüyordum. Ama şimdi okumayı düşünüyorum =)

    YanıtlaSil
  2. iyi ki okumuşum çok akıcı :) devamını da okumam lazım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok güzel bir kitap, devamını da kesinlikle tavsiye ederim...

      Sil
  3. Tully'den nefret ediyorum. Kate'in herşeyini hep elinden aldı. Sözde dostlar ama kendini beğenmiş bencilin teki o sırf annesi ilgisiz bir bağımlı diye kendini acındırdıkça acındırdı. Hep Kate onun peşinde koştu onu düşündü. Tully onun elinden sevdiği adamı bile aldı. Kate öldüyse suçlusu bence Tully. Kate bunların hiçbirini hak etmedi bu kadar üzülmeyi ve yorulmayı hak etmedi. Etrafındaki herkes Tully'e ilgi duyarken o hep yalnızdı.

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi cekebilir :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...